Sağlık

Antalya’daki Ameliyatta Dehşete Düşüren Rapor! 58 Kilo Girdi, 74 Kilo Çıktı

Antalya’da miyom ameliyatında yaşamını yitiren Gülşah Gizem Angı’nın ölümüne ilişkin ATK raporu ortaya çıktı. Raporda aşırı sıvı yüklenmesine dikkat çekildi

04 Eylül 2026, 12:49 · 0 görüntülenme
Paylaş
Antalya’daki Ameliyatta Dehşete Düşüren Rapor! 58 Kilo Girdi, 74 Kilo Çıktı

Antalya’da 2022 yılında miyom ameliyatı sırasında yaşamını yitiren 32 yaşındaki doktora öğrencisi ve turizmci Gülşah Gizem Angı’nın ölümüne ilişkin davada dikkat çeken Adli Tıp Kurumu raporu dosyaya girdi.

Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporda, genç kadının ölümünün operasyon sırasında meydana gelen “aşırı sıvı yüklenmesi” nedeniyle gerçekleştiği belirtildi.

Raporda yer alan en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise Angı’nın ameliyat öncesindeki kilosu ile otopsi sırasında ölçülen kilosu arasındaki fark oldu. 58 kilogram olarak ameliyata giren Angı’nın otopside 74 kilogram tartıldığı, yani vücut ağırlığının 16 kilogram arttığı ve yaygın ödem bulgularının bulunduğu kaydedildi.

AMELİYATTA 24 LİTRE SIVI KULLANILDI

Gülşah Gizem Angı, 5 Nisan 2022’de rahminde tespit edilen yaklaşık 33 milimetrelik tip 2 miyom nedeniyle Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde ameliyata alındı.

Histeroskopik miyomektomi sırasında kullanılan sıvı miktarı, davanın en önemli tartışma başlıklarından biri oldu.

Adli Tıp Kurumu’nun 23 Temmuz 2026 tarihli raporunda, operasyon sırasında 8 adet 3 bin cc’lik izotonik sıvı olmak üzere toplam 24 litre sıvı kullanıldığı belirtildi.

Ameliyat kayıtlarında ise rahme verilen sıvı ile geri alınan sıvı arasındaki farkın 1500 cc olarak hesaplandığı aktarıldı.

Ancak Adli Tıp Kurulu, bu hesabın gerçeği yansıtmadığı kanaatine vardı.

58 KİLO GİRDİ, OTOPSİDE 74 KİLO TARTILDI

Raporda, Angı’nın ameliyat öncesinde 58 kilogram olduğu, otopsi sırasında ise 74 kilogram olarak tartıldığı belirtildi.

Genç kadının vücut ağırlığındaki 16 kilogramlık artışa ve vücudunda görülen yaygın ödem bulgularına dikkat çekildi.

Yeniden canlandırma işlemi sırasında verilen sıvılar da hesaba katılsa dahi operasyon sırasında oluşan sıvı açığının 1500 cc olmasının mümkün olmadığı ifade edildi.

Kurul, ameliyatta kullanılan ve geri alınan sıvı miktarlarının doğru şekilde takip edilmediği değerlendirmesinde bulundu.

ADLİ TIP: ÖLÜMÜN NEDENİ AŞIRI SIVI YÜKLENMESİ

Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu’nun raporunda, Gülşah Gizem Angı’nın ölümünün operasyon sırasında meydana gelen aşırı sıvı yüklenmesinden kaynaklandığı belirtildi.

Raporda, verilen sıvı ile geri alınan sıvı arasındaki farkın düzenli olarak takip edilmesinin cerrahi ekibin sorumluluğunda olduğu ifade edildi.

Aşırı sıvı yüklenmesinin erken belirtilerinin ise anestezi ekibinin kontrolleri sırasında fark edilebileceği kaydedildi.

Kurul, uygun aralıklarla sıvı açığı hesabı yapılmadan operasyona devam edilmesini de değerlendirmeye aldı.

SORUMLU CERRAHIN KUSUR ORANI 8 ÜZERİNDEN 4

Raporda ameliyatı gerçekleştiren sorumlu cerrah Mete Ç.’nin, uygun aralıklarla sıvı hesabı yapmadan operasyonu sürdürmesinin tıp biliminin genel kabul görmüş kurallarına aykırı olduğu belirtildi.

Kurul, Mete Ç.’nin bu eyleminin ölüme etki derecesini 8 üzerinden 4 olarak değerlendirdi.

Anestezi uzmanları Bilge K. ve Nurten K. açısından da raporda dikkat çeken değerlendirmelere yer verildi.

Operasyonun 15-20’nci dakikalarında serum setine basınçlı sıvı ve kan gelmesi üzerine ameliyat ile su akışının durdurulduğu, ardından ritim ve tansiyon kontrolleri yapıldığı aktarıldı.

Bu kontrollerin ardından operasyona devam edilmesine onay verildiği belirtilirken, kurul söz konusu onayın tıbben uygun olmadığı değerlendirmesinde bulundu.

Bilge K. ve Nurten K.’nin eylemlerinin ölüme etki derecesi ise 8 üzerinden 2 olarak belirlendi.

DEMO CİHAZ VE EĞİTİMSİZ PERSONEL İDDİALARI DA DOSYADA

Gülşah Gizem Angı’nın ölümünün ardından ailesinin şikâyetiyle başlatılan adli süreçte, operasyonun gerçekleştirildiği cihaz ve görevli personelle ilgili iddialar da gündeme gelmişti.

Dosyaya giren resmi yazışmalar, tutanaklar ve tanık ifadelerinde, ameliyat sırasında kullanılan histeroskopi sisteminin hastane envanterinde kayıtlı olmadığı ve hastaneye “demo” ürün olarak getirildiği yönündeki iddialara yer verildi.

Cihazın kullanımında görev alan personelin yetki ve eğitim durumları da yargılamanın önemli başlıklarından biri oldu.

Mahkemenin dördüncü duruşmasında, Gülşah Gizem Angı’nın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine karar verilmişti.

10 SANIK HAKKINDA DAVA AÇILMIŞTI

Angı ailesinin şikâyeti üzerine yürütülen soruşturmanın ardından, aralarında ameliyatı gerçekleştiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mete Ç.‘nin de bulunduğu 10 sanık hakkında “taksirle öldürme” suçlamasıyla Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı.

Davanın son duruşmasında Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu’nun hazırladığı rapor mahkeme heyetinin değerlendirmesine sunuldu.

Sanık avukatlarının rapora itiraz ederek yeniden bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki talepleri ise mahkeme tarafından reddedildi.

BABA ANGı: “5 NİSAN 2022’DE ÜÇ KİŞİ BİRDEN ÖLDÜK”

Kızının ölümünden sonra hukuk mücadelesini sürdüren baba Ayhan Angı, Adli Tıp raporunun ardından yaşadıkları acıyı anlattı.

Ameliyatın kendilerine çok basit bir operasyon olarak anlatıldığını belirten Angı, kızının rahmindeki yaklaşık 33 milimetrelik miyomun alınacağının ve işlemin kısa sürede tamamlanacağının söylendiğini ifade etti.

Ayhan Angı, “5 Nisan 2022’de üç kişi birden öldük. Yavrumu ellerimle toprağa verdim. Biz de o günden beri canlı cenaze gibi yaşıyoruz” dedi.

Raporda cerrahi ekibin kusurunun 8 üzerinden 4, anestezi ekibinin kusurunun ise 8 üzerinden 2 olarak belirlenmesine de dikkat çeken Angı, kalan 8 üzerinden 2’lik bölümün ne olduğunun kendisi açısından soru işareti olduğunu dile getirdi.

ANNE ANGı: “TÜRK ADALETİNE GÜVENİYORUM”

Gülşah Gizem Angı’nın annesi Vicdan Angı da duruşma sırasında gözyaşlarına hâkim olamadı.

Türk adaletine güvendiğini söyleyen anne Angı, Adli Tıp raporunun ardından acılarının bir nebze olsun hafiflediğini belirtti.

Kızının ölümünün aile üzerindeki etkisini anlatan Angı, “Benim anneliğimi yok ettiler” sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi.

Kızının çeyizlerinin bir bölümünü dağıttığını, bir bölümünün ise hâlâ evinde durduğunu belirten anne Angı, yıllardır kızının yokluğuyla yaşadıklarını ifade etti.

GÜLŞAH’IN ADI KONFERANS SALONLARINDA YAŞATILIYOR

Öte yandan Angı ailesinin, kızları Gülşah Gizem Angı’nın adını yaşatmak amacıyla iki ayrı konferans salonu yaptırdığı öğrenildi.

Bu salonlardan birinin Akdeniz Üniversitesi’nde bulunduğu belirtildi.

Gülşah Gizem Angı’nın ölümüne ilişkin dava devam ederken, Adli Tıp Kurumu’nun aşırı sıvı yüklenmesine ilişkin tespitleri ve sağlık çalışanlarının ölüme etki derecelerine yönelik değerlendirmeleri dosyanın bundan sonraki hukuki sürecinde önemli bir yer tutacak.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!

Yorum Yaz