Gülistan Doku Soruşturmasında Çarpıcı İfade: “176 Kameranın Tamamı Faaldi”
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan emekli albay Ali Kahraman ifade verdi. Kahraman, 176 kameranın faal olduğunu söyledi.
Gülistan Doku soruşturmasında dikkat çeken gelişme: Eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı emekli albay Ali Kahraman’ın savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında tutuklanan Kahraman, görev yaptığı dönemde Tunceli’de güzergâh boyunca ölü nokta bırakılmayacak şekilde 176 kamera sistemi bulunduğunu ve bu kameraların tamamının çalışır durumda olduğunu savundu.
Kahraman, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 günü Tunceli’den ayrıldığı sırada kullandıkları aracın Sarı Saltuk Viyadüğü’ndeki kamera görüntülerine yansıması ve eşi Burçin Hızlı Kahraman’ın Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel ile yaptığı telefon görüşmeleriyle ilgili de açıklamalarda bulundu.
Kahraman ayrıca eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in Doku olayıyla ilgili savunmasını “inandırıcı bulmadığını” söyledi. Sonel’in insanları ikna etme, manipüle etme ve algı yönetme konusunda mahir olduğunu ileri süren Kahraman, Gülistan Doku’yu kesinlikle araçlarına almadıklarını savundu.
“HİÇBİR ÖLÜ NOKTA OLMAYACAK ŞEKİLDE 176 KAMERA VARDI”
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade veren Ali Kahraman, Tunceli’de Temmuz 2017 ile Temmuz 2019 arasında İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu belirtti.
Görev yaptığı dönemde Tunceli’deki kamera sistemi hakkında bilgi veren Kahraman, kentten Elazığ yönüne doğru Elmalık Karakolu’na kadar olan güzergâhta, ölü nokta bırakılmayacak şekilde yaklaşık 176 kamera sistemi bulunduğunu söyledi.
Kameraların yakınlaştırma özelliğine sahip olduğunu belirten Kahraman, görev yaptığı dönemde sistemlerin tamamının çalışır durumda olduğunu savundu.
Kahraman, kameraların yalnızca kayıt yapmakla kalmadığını, İl Jandarma Komutanlığı Harekat Merkezi’ndeki kamera odasından 24 saat boyunca nöbet sistemiyle izlendiğini ve görüntülerin ilgili birimin veri tabanında arşivlendiğini ifade etti.
Sarı Saltuk Viyadüğü’nün de bu güzergâh üzerinde bulunduğunu belirten Kahraman, 2019 yılında görevden ayrıldığı tarihe kadar kameraların faal şekilde çalıştığını bildiğini söyledi.
SARİ SALTUK VİYADÜĞÜ’NDE KAMERA VAR MIYDI?
Soruşturmanın önemli noktalarından biri olan Sarı Saltuk Viyadüğü’nde Gülistan Doku’ya ait görüntülere ulaşılamaması da Kahraman’a soruldu.
Kahraman, daha önce güzergâhta herhangi bir ölü nokta bulunmadığını düşündüklerini ve brifinglerde de kameraların bu anlayışla yerleştirildiğinin aktarıldığını belirtti. Ancak Sarı Saltuk Viyadüğü’nde kendi görev yaptığı dönemde kamera bulunup bulunmadığı konusunda artık kesin konuşamayacağını söyledi.
Viyadüğün polis bölgesinde kaldığını ifade eden Kahraman, jandarma bölgesinin üniversite kavşağından sonra başladığını belirtti.
Kahraman, “Sarı Saltuk Viyadüğü’nde de kesin kamera olması gerekmektedir” değerlendirmesinde bulunarak buranın Tunceli’nin önemli ve şehir açısından tek giriş noktası olduğunu dile getirdi.
KAYBOLMA GÜNÜ TUNCELİ’DEN AYRILDIKLARINI SÖYLEDİ
Ali Kahraman, eşi Burçin Hızlı Kahraman ve kızlarıyla birlikte 2 Ocak 2020’de Tunceli’ye geldiklerini anlattı. Ziyaretlerde bulunduklarını ve 4 Ocak’ta bir tanıdıklarının evindeki kahvaltıya gittiklerini belirten Kahraman, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak sabahı da Bayraktepe İl Jandarma Komutanlığı’nda kahvaltı yaptıklarını söyledi.
Kahraman, saat 12.55’te Pertek Vapur İskelesi’ne ulaştıklarını ve Tunceli’den ayrıldıklarını ifade etti.
SONEL’DEN GELEN “KULE BİLGİLERİ” MESAJI
Kahraman’a, Tuncay Sonel’e “yaşam alanlı kule bilgileri” başlıklı bir Excel görüntüsü göndermesi de soruldu.
O tarihte Gaziantep’te görevli olmasına rağmen Tunceli’de bulunduğu sırada Sonel’e söz konusu bilgileri neden gönderdiği sorulan Kahraman, Sonel’in kendisine mesaj atarak valilikte toplantı yapıldığını ve kule bilgilerine acil ihtiyaç duyulduğunu söylediğini aktardı.
Kahraman, bunun üzerine ilgili personelle iletişime geçtiğini ve kendisine iletilen bilgileri herhangi bir değişiklik yapmadan Sonel’e gönderdiğini savundu.
Mesajlaşmanın 4 Ocak 2020 tarihli olduğunun ve kendisinin o sırada Tunceli’de bulunduğunun hatırlatılması üzerine Kahraman, Sonel’in kendisinin Tunceli’de olduğunu bildiğini ve bu nedenle kendisinden yardım istediğini söyledi.
“GÜLİSTAN DOKU’YU ARABAMIZA ALMADIK”
Soruşturmanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Kahraman ailesinin kullandığı aracın Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün Sarı Saltuk Viyadüğü’ndeki kamera görüntülerine yansımasıyla ilgili oldu.
Kahraman’a, aracın saat 12.25 civarında viyadükte görülmesi, güzergâhtaki diğer kameralar tarafından da tespit edilmesi ve eşi Burçin Hızlı Kahraman’ın saat 12.27’de Handan Sonel’i araması soruldu.
Kahraman, eşinin Handan Sonel’i Tunceli’den ayrıldıklarını bildirmek ve teşekkür etmek amacıyla aradığını, ancak ilk aramada telefonun açılmadığını söyledi.
Kendisi, eşi ve çocuklarının yol boyunca hiçbir yerde durmadığını ve herhangi bir kişiyi araçlarına almadıklarını öne süren Kahraman, doğrudan Pertek Vapur İskelesi’ne gittiklerini savundu.
Handan Sonel’in daha sonra geri dönüş yaptığını belirten Kahraman, eşinin kendisine Tunceli’den ayrıldıklarını söylediğini aktardı.
Kahraman, sonraki telefon görüşmelerinde ise Gülistan Doku hakkında herhangi bir konuşma yapılmadığını savunarak görüşmeleri “kadınların kendi aralarındaki özel konuşmaları” olarak nitelendirdi.
Kahraman, “Biz Gülistan Doku’yu arabamıza almadık, böyle bir eyleme asla katılmayız” diyerek suçlamaları reddetti.
“TUNCAY SONEL MANİPÜLASYON VE ALGI YÖNETİMİNDE MAHİRDİ”
Savcılık tarafından Kahraman’a, Gülistan Doku’nun kaybolduğu saat aralığında bölgede araç geçişlerinin incelenmesi sonucunda çok sayıda kişinin ifadelerinin alınmasına rağmen kendilerinin içinde bulunduğu aracın soruşturma kapsamında neden değerlendirilmediği de soruldu.
Kahraman, Tuncay Sonel ile geçmişteki ilişkilerinin görev ve sosyal ziyaretlerle sınırlı olduğunu savundu. Sonel’in kendisi veya güvenlik korucuları üzerinde yanlış işler yaptırabilecek bir tahakküm kurmasının söz konusu olmadığını söyledi.
Ancak Kahraman, eski valiyle ilgili dikkat çekici bir iddiada bulundu.
“Tuncay Sonel’in korucular üzerinde tahakküm kurabileceğini ve onları manipüle edebileceğini düşünüyorum” diyen Kahraman, Sonel’in karakteri gereği insanları ikna etme, manipüle etme ve algı yönetme konusunda mahir olduğunu ileri sürdü.
“ŞEREFSİZLERİN CEZA ALMASINI EN AZ SİZLER KADAR İSTİYORUM”
Gülistan Doku’nun kameraların görüş alanı dışında araçla alındığı yönündeki iddialar da Kahraman’a yöneltildi.
33 yıl boyunca jandarma teşkilatında görev yaptığını belirten Kahraman, böyle bir olaya kesinlikle karışmadığını söyledi.
Kendisinin de üç kız çocuğu olduğunu ifade eden Kahraman, olayın aydınlatılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını istediğini belirterek, “Gerçeklerin ortaya çıkmasını, şerefsizlerin ceza almasını en az sizler kadar istiyorum” dedi.
“TUNCAY SONEL’İN SAVUNMASINI İNANDIRICI BULMUYORUM”
Tuncay Sonel’in Gülistan Doku’nun sinyal bilgilerinin takip edilmesi ve yeni SIM kartın Gökhan Ertok’a gönderilmesiyle ilgili açıklamaları da Kahraman’a soruldu.
Kahraman, Gülistan Doku olayıyla ilgili olarak Tuncay Sonel’in kendisiyle hiçbir şekilde iletişime geçmediğini ve kendisinden herhangi bir talepte bulunmadığını söyledi.
Valilik makamına gelen bir kişinin sinyal bilgilerinin yerel kolluk birimleri aracılığıyla kısa sürede temin edilebileceğini bilmemesinin mümkün olmadığını savunan Kahraman, Sonel’in mevzuata hâkim olduğunu ifade etti.
Ardından soruşturmanın dikkat çeken ifadelerinden birini kullandı:
“Tuncay Sonel’in savunmasını açıkçası ben de inandırıcı bulmuyorum.”
“SONEL’İ MENFAATÇİ, EŞİNİ KAPRİSLİ BİRİ OLARAK TANIDIK”
Kahraman’a, eşi Burçin Hızlı Kahraman’ın savcılıkta verdiği ifadede Tuncay Sonel ve ailesiyle olan ilişkisini azalttığını ve 2025 yılının ortalarından itibaren görüşmediğini söylemesi de soruldu.
Ali Kahraman, kısa süren Tunceli ziyaretleri sırasında Sonel ve ailesi hakkındaki düşüncelerinin değiştiğini öne sürdü.
Kahraman, “Tuncay Sonel’in menfaatçi, eşinin kaprisli biri olarak tanıma fırsatını çok daha iyi bulduk” diyerek aileyle görüşmelerini en aza indirdiklerini söyledi.
Sonel’in Ordu’ya tayin edilmesinin ardından kendilerini davet ettiğini ancak bu davete gitmediklerini de ifade etti.
“ÜÇ KURUŞ İÇİN BENİ ARAYIP BERBER, KUAFÖR HİZMETİ İSTEDİ”
Kahraman, Gaziantep’teki görevinden sonra Ankara’ya tayin edildiğini ve burada sosyal tesislerden sorumlu komutan olarak görev yaptığını anlattı. 30 Ağustos 2026’da emekli olduğunu belirten Kahraman, Tuncay Sonel’in Ankara’daki dönemine ilişkin de dikkat çeken bir iddia ortaya attı.
Kahraman, Sonel’in kendisini arayarak berber ve kuaför hizmeti konusunda yardım istediğini, bunun üzerine ilgili uzman çavuşun telefon numarasını Sonel’e verdiğini ve sonrasında iletişimlerini daha da azalttığını söyledi.
“VALİNİN OĞLU SİLAH TAŞIRDI”
İfade sırasında Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında da sorular yöneltildi.
Kahraman, Sonel’in oğlunun babasının nüfuzunu kullandığını duyduğunu iddia etti. Mustafa Türkay Sonel’in bazı zamanlarda okula koruma personellerinin yanında ve koruma kıyafetleriyle geldiğini öne süren Kahraman, yanında silah da taşıdığını gördüğünü söyledi.
Ancak Kahraman, taşıdığı silahın gerçek olup olmadığını bilmediğini de özellikle belirtti.
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp. Yıllardır sonuçlandırılamayan soruşturma kapsamında ortaya çıkan Ali Kahraman’ın ifadeleri, Tunceli’deki kamera sistemi, Sarı Saltuk Viyadüğü’ndeki görüntülerin durumu ve soruşturmanın o dönemdeki seyriyle ilgili yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
İlgili Haberler
Yıllardır Çözülemeyen Dosyalar Tek Tek Açılıyor! 40 Faili Meçhul Cinayet Aydınlatıldı
1 saat önce
Marmara Denizi’nde Dehşet! 2 Kaptan Tutuklandı, 10 Denizci İçin Arama Sürüyor
1 saat önce
Arif Ahmet Denizolgun’un Mezarı Açılmıştı! Adli Tıp’tan Kritik Raporlama Süreci Başladı
1 saat önce
Alihan Kuriş Dosyasında 5 Şirkete El Konuldu
1 saat önce
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!